|
Milletlerin büyüklüğü, sadece onların tarihleriyle ya da kimi
alanlardaki başarılarıyla açıklanamaz. Büyük milletler, sorun çözme
yöntem ve yetenekleriyle de saygıyı hakeden milletlerdir.
Toplam demokrasi kültürümüzün, dolayısıyla da büyük millet olma
vasfımızın, dost, düşman ve tarih önünde sınandığı bir süreçten
geçiyoruz.
Biz inanıyoruz ki, büyük ve köklü milletlere has
bir vakar, ciddiyet ve gerçekçilikle bu sınavın üstesinden
gelinecektir.
Çünkü:
Demokrasi ve hukuka
bağlılık milletimiz için artık bir yaşam tarzıdır ve bundan dönüş
yoktur.
Demokrasi, Türkiye Cumhuriyeti’nin stratejik
önceliğidir. Bir başka ifadeyle, Türkiye için demokrasi aynı zamanda
bir ulusal güvenlik sorunudur. Hiçbir bedbahtın, herhangi bir
gerekçeyle Türkiye’nin “demokratik hukuk devleti” niteliğine gölge
düşürmesine izin verilemez.
Kurallar apaçık ortadayken ve
defalarca tatbik edilmişken; yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimini,
kuralları belirsiz, kaotik bir sürece dönüştürmek isteyenler, sadece
milletin TBMM’ne verdiği anayasal yetkiyi yok saymakla kalmamakta;
devletin devlet olma vasfına da ağır darbeler indirmektedirler.
Milletimiz, bu lanetli gericiliğe, demokratik kurallar ve usuller
dairesinde gereken cezayı verecektir.
Şimdi:
Asıl büyük görev, milletçe kendilerine yetki ve sorumluluk
verdiklerimizin omuzlarındadır.
Bu antidemokratik ve
sorumsuz saldırganlığa prim vermeksizin, dimdik bir demokratik
kararlılıkla anayasal kuralları işletmeleri onların sadece hakkı
değil, aynı zamanda millet ve tarih karşısında sorumluluklarıdır.
Türk milleti adına kendilerine yetki ve sorumluluk tevdii
ettiklerimize sesleniyoruz:
Görevinizi yapınız! Sistemi
çalıştırınız! Kuralları işletiniz! Kuralsızlığın, keyfiliğin
ve illegalitenin devlet hayatımıza bulaşmasına izin vermeyiniz!
İrade muhtariyetinizi koruyunuz; gayrimeşru tehditlerin iradenize ve
devletimizin işleyişine egemen olmasına fırsat tanımayınız!
BİZ BURADAYIZ!
|